Anlamlı Sözler — kalbe dokunan en güzel sözler
Kızmak veya gücenebilmek için mutlaka biraz anlamak lazımdır.
Zamanlar artık eski zamanlar değil, iki sene içinde pek çok adetler değişti. Kışın konaklarda, yazın yalılarda oturan aileler gittikçe azalmaktadır. Hele, Mısırlıların üşüşmelerinden sonra Boğaziçi'nde yalısı, köşkü olup da kiraya vermekten sakınanlara ya çok zengin, ya çok hesapsız gözüyle bakılıyor.
Renksiz, kokusuz, fakat sula dolu billur bir kadehe benzeyen hayatını, durup dururken, yarı can sıkıntısı, yarı inat, yarı tecessüsle kokulu bir çirkefe batırıp çıkarmış ve bundan marazi bir zevk duymuştu.
Birtakım budalalar varmış, "Atatürk geride kaldı." diyen. Bunların adına aşırı solcular deniyormuş. Atatürk sağ mıydı sol muydu? Herhâlde ileriye koşmakta herhangi bir devrimciden çok daha aşırı idi. Nice yüzyıllık çağ merhalelerini bir atlayışta geçip gitti.
Gerek hikâye ettiğim vak'a, gerek tasvir ettiğim eşhas tamamıyla muhayyeldirler. Eğer bunlar bazı kimselere hakikatte vaki ve mevcut gibi görünüyorlarsa, bunu bir romancı sıfatıyla kendim için bir muvaffakiyet telakki ederim. Zira herhangi bir romancının ilk endişesi yarattığı tiplere kuvvetli bir hakikat çeşnisi verebilmektir.
Namus kadının yüzünü açıp açmamasında değildir. Din de peçe demek değildir. Öyle kapalı kadınlar vardır ki kapı arasından her türlü rezaleti yaparlar.
Taif, Şam, Halep, hepsi birdi. İstanbul'dan başka, dünyanın her yeri bir. İster saray olsun ister zindan!
İnsan denilen muamma resmini çizerken, kainat ressamının neden bu kadar zıt boyalar kullandığını, hangi zeka idrak etmiş?
Fikir gidince insan da kâğıt gibi cansız, manasız oluyor.
İnsan biraz gevezelik etmezse dili paslanıyor.
Ateşten gömlek taşıyanlar sıcağın ısıttığı kadar yaktığını da bilirler.
Bu ıssız Anadolu mezarlıklarında ne kadar sevgili bıraktık, geçtik...
Hayat bana en korkak adamların iddia ve cesaretten bahsedenler olduğunu öğretti.
Esasen bütün milletlerin kudurmuş gibi, boğaz boğaza, milyonlarca insanı parçalamalarını manasız buluyordum.
Yazmayı yazmak için severim. Bir insanın nasıl sesi olur da söylerse ben de bir kuş öter gibi yazdım. Yazmak hayatımın büyük bir hazzıdır. Ve katiyen şöhret düşünmezdim. Çocukluğumdan beri içimden çıkmak isteyen bir sanat arzusu vardı. Çocukken de hikâyeler tasavvur eder, o vakit hikâyelerimi bir aktris gibi oynardım. Hiçbir gaye düşünmedim.
Hükûmetler düşmanımız, milletler dostumuz ve kalbimizdeki haklı isyan kuvvetimizdir.
Gece en karanlık ve ebedi göründüğü zaman gün ışığı en yakındır. Her gecenin bir sabahı vardır.
Kadınlar kendilerini sevenler için değil, onlara hükmedenler için can verirler.
Kadınlar sade bal değil, zehir tesiri de yaparlar.