Felsefi Sözler — kalbe dokunan en güzel sözler
Ben ne hükümdarım ne kanun koyan; zaten böyle olduğu içindir ki, siyaset hakkında yazı yazıyorum. Hükümdar veya kanun koyan olsaydım, yapılması gerekeni söyleyerek zamanımı kaybetmez ya yapar, ya susardım.
Başlangıçta insanların Tanrılardan başka kralları, teokratik hükümetten başka hükümetleri yoktu. Caligula gibi düşünüyorlardı. O zaman için bu düşündükleri doğruydu. Kendilerinden birisini efendi olarak kabullenmeleri ve bunun neticesinde daha iyi bir duruma geleceklerine kendilerini inandırabilmeleri için his ve düşüncelerinin uzun bir süre değişime uğramış olması gerekir.
Egemenlik hangi nedenlerden ötürü başkasına bağlanamazsa yine aynı nedenlerden ötürü bölünemez. Çünkü irade ya geneldir ya değildir. Ya halkın tümünün iradesidir ya da sadece bir bölüğünün.
Herhangi bir kişi devlet işleriyle ilgili olarak "Bunun ne önemi var benim için?" dediğinde devlet bir kayıp için vaz geçilmiş olabilecektir.
İyi yasalar daha iyisini getirirler; kötü olanlarsa daha kötülerini.
Salt isteklerin itisine uymak kölelik, kendimiz için koyduğumuz yasalara boyun eğmek özgürlüktür.
Gerçek anlamıyla bir demokrasi hiçbir zaman var olmadı ve var olmayacak. Büyük bir çoğunluğun yöneten ve daha azının yönetilen olduğu bir düzen doğal yasaya aykırıdır.
İnsan özgür doğar; oysa her yerde zincire vurulmuştur. Falan kimse kendini başkalarının efendisi sanır ama böyle sanması onlardan daha da köle olmasına engel değildir.
Hoşgörü nedir? Hoşgörü insanlığın bir parçasıdır. Hepimizin hataları ve eksikleri var; karşılıklı olarak birbirimizin hata ve eksiklerini bağışlayalım, çünkü, hoşgörü doğanın ilk yasasıdır.
Hakiki bir ihtiyacın olmadığı yerde hakiki bir hazzın var olması söz konusu olamaz.
"Deuxième discours: de la liberté," Sept Discours en Vers sur l'Homme (1738).
Orijinali: Les mortels sont égaux; ce n'est pas la naissance,C'est la seule vertu qui fait la différence.
Faniler eşittir; doğum değilErdemdir farkı yaratan (yapan)
Orijinali: La vertu suppose la liberté, comme le transport d’un fardeau suppose la force active. Dans la contrainte point de vertu, et sans vertu point de religion. Rends-moi esclave, je n’en serai pas meilleur. Le souverain même n’a aucun droit d’employer la contrainte pour amener les hommes à la religion, qui suppose essentiellement choix et liberté.
Erdem özgürlüğü gerektirir, bir yükü taşımak aktif bir güç gerektirdiği için. Baskı yönetimi altında erdem bulunmaz ve erdemsiz bir din de bulunmaz. Beni bir kul haline getirirsen böylece ben o şey için uygun olmayan biri haline gelmiş olurum. Egemenlik dahi benim üzerimde, beni doğası seçme ve özgür iradeye dayalı dine yönlendirmek hakkına sahip değildir.