Anlamlı Sözler — kalbe dokunan en güzel sözler
Ben güzel günlerin şairiyimSaadetten alıyorum ilhamımıKızlara çeyizlerinden bahsediyorumMahpuslara affı umumiden…Çocuklara müjdeler veriyorumBabası cephede kalan çocuklara
Balıklar için deniz lazım,Sevişmek için işsiz olmakVe geceleri yataktaDuymamak için tabanların sızısınıZengin olmak lazım.Halbuki ıslık çalmak içinBir şey lazım değil.
Dün iki katlıydı,Bugün üç katlıDerkenDört katlı, beş katlı, altı katlıYükseliyor efendim yükseliyorMemleket yükseliyor
Orhan Koçak’la Söyleşi, Defter, Haziran Ekim 1989, s. 83
Kaynağımız ne olursa olsun korkmayalım, gene de kendi şiirimizi yazarız.
Yahya Kemal “Düşünceyi yoğurup duygu haline getirmek” demişti. Anlamıyor değilim. Ama ben daha ileri gidip, “düşüncenin duygusallığı”ndan söz etmek isterdim. Ben belki de duyguculuğa bir tepkiyimdir.
Yaşam yoksa var etmek gerekir onu. İnsancılığın başlıca temelidir bu. İnsana saygısızlık, bu temele boş vermekten kaynaklanır: “Nasıl olsa ölecek değil miydi?” Celladın sözüdür bu. “Var mıyım, yok muyum?” sorusu yalnız doğaya değil topluma da başkaldırmayı simgeler. Barışseverlik; savaştır, korkaklık değildir.
Garip şiiri bir temizlik şiiridir, şiirimizi sululuktan, yalancılıktan, yapmacılıktan kurtarmıştır.
Şairlerin duygulu insanlar olması şart değil. Olabilir de olmayabilir de. Ama şairler düşünceli insanlardır.
Kendimi üzmek, yiyip bitirmek için çabalıyorum; hiçbir şey bulamazsam geçmişi kurcalıyorum.
Uyuduk mu eşit oluruz. Ne tutku, ne gurur, ne umut...
Resim nedir? Resim, ışığa kavuşan her şeyi büyük bir aşk ile incelemek ve bu aşkı renkler ve çizgiler aracılığı ile insanlara aşılamak sanatıdır.
Mutluluk resim gibidir… Onun tadına varabilmek için biraz uzaklaşmam gerekir! Çok yakınındaysan, her şeyi iyi göremezsin. “Ne kadar da mutluyduk” demeye “Ne kadar da mutluyuz” demekten daha fazla alışığız. Mutluluk, rakı gibidir! İçer içmez tadı anlaşılmaz. Şarkılar biraz sonra söylemeye başlanır!
Büyük şehirlere bağlanma, öyle bir şehre yerleş ki, küçük olsun fakat bizim olsun. sokaklarında tanımadık yüz, ensesine şamar atmayacağın kimse dolaşmasın. her ağacına elin, her karış toprağına terin değsin. ve kuytu evlerden birindesenden habersiz ölenler olmasın.