Felaket, zekayı eğitir.
Gücü seviyorum! Ama gücü bir sanatçı olarak seviyorum: Bir müzisyenin kemanını onun tonlarını, akordunu, harmonisini ortaya çıkarmak için sevdiği gibi.
Ruhumu delip geçiyorsunuz. Bir yarım acı çekiyor, öbür yarımsa umut dolu.
Düşünmek zor bir sanattır onun için çoğunluk tek karar verir.
Soru sormak zannedildiği kadar kolay bir hüner değildir.
Bir toprak parçasının etrafını çitle çevirip "bu benimdir" diyen ve ona inanacak denli saf başkalarını bulan ilk insan, uygar toplumun gerçek kurucusu oldu. Kazıkları sökerek ya da hendeği doldurarak başkalarına, "Bu düzenbazı dinlemeye son verin, meyvaların herkese ait olduğunu ve toprağın hiç kimseye ait olmadığını unutursanız bittiniz demektir" diye bağıracak biri, insan soyunu hangi suçlardan, savaşlardan, cinayetlerden, sefilliklerden ve dehşetlerden kurtarardı.
Anlamayacaklara anlatma sakın bilebileceğin en güzel şeyleri.
Sizi bilmem ama ben her sabah ayakkabılarımı bağlamak için eğildiğimde "Tanrım yine mi?" diye geçiririm içimden
Beni rahatsız eden, İncil'in anlayamadığım kısımları değil, anladığım kısımlarıdır.
Soylu beylerim, hemcinslerim de sık sık rastlandığı gibi ağlamaya yatkın değilim ben; o boş yere dökülen yaşları bende görmemek merhamet kaynaklarınızı kurutacak belki; ama burama yerleşmiş öyle bir acı var ki, onun yakması gözyaşlarının boğulmasından beter.
Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle Çünkü acılar da sevinçler gibi olgunlaştır insanı.
Kolay değil, yaşamak! Saati geldi mi, can yoldaşım Canını dişine takıp Soluk almak için bile direneceksin!
Fikir gidince insan da kâğıt gibi cansız, manasız oluyor.
Her iyi kadın erkek için mukaddes bir kalkandır.
Reşat Nuri Güntekin (25 Kasım 1889, İstanbul - 7 Aralık 1956, Londra), Cumhuriyet dönemi edebiyatında önemli bir yeri olan Çalıkuşu, Yaprak Dökümü ve Dudaktan Kalbe gibi eserlere imza atmış roman, öykü ve oyun yazarıdır.
İslâm ve Öbürleri konferansından
Din ve İslâm düşmanlığına Ziya Gökalp'in, bizzat eserleri şahitti. Fakat o hanımın şehadetinde de; kahraman sanılan zatın ruhundaki maraza ait korkunç bir delâlet tütüyordu. (Sayfa 80)