Başım alıp hangi yere gideyim Gittiğim yerde buldu dert beni Oturup benimle ibadet kıldı Yalan söyledi de yüzüme güldü Yalın kılıç olup üstüme geldi Çaldı bölük bölük böldü dert beni.
Boyun eğmiyorum ve eğmeyeceğim!
Adına demokrasi diyebilirsin ya da adına demokratik sosyalizm diyebilirsin, fakat bolluğun paylaşımında Tanrı’nın tüm çocukları için daha iyi bir dağıtım olmalıdır.
Cesur ve darbe almaya hazır olursan, saldırıyla cevap vermez ama pes de etmezsin. Bunu yaparsan, insanın doğasında ortaya çıkan bir şey sana olan nefretini azaltıp saygısını artırır.
Acelemiz varmış gibi içinde yaşadığımız şu anın, hemen geçmiş zaman olması için elimizden geleni yapıyoruz. Çünkü şimdiki zamanın, geçmiş zaman olduğunda sonsuzluğun ışığı altında hafızamıza kazınacağını biliyoruz. İşte bu hafıza, tüm bu anıları bizim için saklar ve beklediğimiz o kötü gün geldiğinde sonsuzluğun perdesini aralayarak bizim içsel hasretimizin nesnelliği olmasını sağlar.
Her kötülüğün başı can sıkıntısıdır.
Homeros (Grekçe: Ὅμηρος, Hómēros) Heredot’a göre kendisinden yaklaşık 400 yıl önce yaşadığı tahmin edilen, İlyada ve Odesa destanlarının derleyicisi İyonyalı ozan.
Üzülme evlat, kaybettiğini sandıkların, kurtulduklarındır belki.
Bütün soruların cevapları bir köpeğin bakışında gizlidir.
Tanrısal güçler insanca davranışlarımızı görüyorlarsa -ki görüyorlardır- hiç kuşkum yok, masumluk yüzünü kızartacaktır haksız suçlamanın ve zorbalık sabrın karşısında tir tir titreyecektir.
Ben güzel günlerin şairiyimSaadetten alıyorum ilhamımıKızlara çeyizlerinden bahsediyorumMahpuslara affı umumiden…Çocuklara müjdeler veriyorumBabası cephede kalan çocuklara
Eskici. Eskiden yeterdim kendime. Artardım biIe. Şimdi ne yapsam nafiIe!
Aşkın tam bir tarifi yapılamaz. Şiir de böyledir. Yapılmış ve yapılacak tariflerden her biri, denizden alınmış bir kova suya benzer. Hiç şüphesiz bu, deniz suyudur, fakat deniz değildir. Aşkı denize, tarifi de kovaya benzetirseniz elde edilen şey, aşkın bir halini izahtan ibaret kalır. Enginsiz, kıyısız, renksiz, dalgasız, derinliksiz bir izah.
Kızmak veya gücenebilmek için mutlaka biraz anlamak lazımdır.
En fazla bir yıl sürer yirminci asırlarda ölüm acısı.
Çok mal haramsız, çok söz yalansız olmaz.
Aşık olamayan adem benzer yemişsiz ağaca.