İnsanlığın yararı için yapabileceğimiz en iyi şey, dini inançları tamamen yok etme noktasına kadar azaltmaktır. Ama elbette, türümüzün doğasındaki arzuyu ve bu büyük soruları sormaya devam etmeyi yok etmek değil.
Başarı her zaman daha fazla çabayı, çok çalışmayı gerektirir.
Vefasızın meclisinde bade içilmez.
Tanrı en iyi topçu birliğinin yanında yer alır.
Orijinali: A man who dares to waste one hour of time has not discovered the value of life.
(...) Eğer ki bize bazı şeylerin doğru olduğunu iddia edenlere otorite sahiplerinden şüphe duymamızı sağlayan şüpheci sorular sorma becerisinde değilsek, bu durumda önümüze gelen ilk şarlatan politikacı veya dindara kanmaya açık oluruz.
Yapay zeka, yeryüzünde insan ırkının sonunu getirebilir.
Platon arkadaşımdır — Aristoteles arkadaşımdır — fakat en iyi arkadaşım hakikattir.
Bir insan kilitli olmayan, ama içeriye doğru açılan bir kapıyı boyuna itiyor, çekmek aklına gelmiyorsa, odada hapistir.
Ahlak değerlerinin öznelliğine ilişkin savlar nasıl çürütülebilir bilmiyorum, ama keyfi bir zalimliğin yanlış olmasının tek nedeninin bundan hoşlanmayışım olduğuna da kendimi inandıramıyorum.
Bir memlekette ne kadar çok yasa ve nizam varsa, orada o kadar çok hayduta ve hırsıza rastlanır.
Akıllı insan kimseyle yarışmaz, böylece kimse onunla yarışamaz.
Mutlu olmak çok basittir; ama basit yaşamak çok zordur.
Ve sen, yaşlı beyefendi, bir zamanlar başardığın bize anlatıldı.
Aslında biz ne yaptıysak kendimiz yaptık. Çünkü ufacık bir ilgiyi aşk, iki kelime edeni kendimize dost sandık.
Birine güvenebileceğini anlamanın en iyi yolu, ona güvenmektir.
Ölüm de serindir, gölgesinde hiçbir tanrı barınmaz.
Bir okul fazla yapın, bir hapishane eksiltmiş olursunuz.
Kirveyiz, kardeşiz, kanla bağlıyızKarşıyaka köyleri, obalarıylaKız alıp vermişiz yüzyıllar boyu,Komşuyuz yaka yakayaBirbirine karışır tavuklarımızBilmezlikten değil,FıkaralıktanPasaporta ısınmamış içimizBudur katlimize sebep suçumuz,Gayrı eşkiyaya çıkar adımızKaçakçıyaSoyguncuyaHayına...
Yahya Kemal “Düşünceyi yoğurup duygu haline getirmek” demişti. Anlamıyor değilim. Ama ben daha ileri gidip, “düşüncenin duygusallığı”ndan söz etmek isterdim. Ben belki de duyguculuğa bir tepkiyimdir.
Kadınlar şiirli aşklar hülya ederler ve aşklarında şiirle bahtiyar olurlar. (s. 109)
Ne manasız şeylere meğer bel bağlamışım;
Ve gönül Tanrısına der ki:- Pervam yok verdiğin elemden;Her mihnet kabulüm, yeter kiGün eksilmesin penceremden!