Dinler aynı noktada birleşen farklı yollardır. Aynı amaca ulaşacak olduktan sonra ayrı yollar seçmemizin ne önemi olabilir?
Balkanlar; tükettiğinden daha fazla tarih üretiyor.
Başkalarının fikirlerine aşırı derecede önem vermek, herkeste var olan bir manyaklık.
Adet ve kanunlar iyilik ile kabul edilmelidir. İyilik ve fayda bundadır. Baskı ve kölelik yolu ile kabul ettirilmesi ile doğacak zarar sayılamaz.
Baskıya başkaldırmayan kişi kendine karşı adaletsizdir.
Mutluluk beden için yararlıdır, ama zihnin güçlerini geliştiren hüzündür.
Kitaplar sessizliğin çocukları ve yalnızlığın yapıtlarıdır.
Düşüncelere işkence edilen bir çağda yaşıyoruz.
Aslında kadın; erkeğin beğenen bakışlarından çok, hemcinsinin kıskançlık dolu bakışlarını görünce, güzel olduğundan emin olur.
George Bernard Shaw (26 Temmuz 1856 - 2 Kasım 1950), 1925 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi İrlandalı oyun yazarı, eleştirmen.
Yitirilen şey geri gelmez. Ağızdan çıkan söz de öyle.
Herkes gerçekte olduğundan daha sertmiş gibi görünmeye çalışır, sanki herkes açıkça dışa vurunca duygularıyla alay edileceğinden korkmaktadır.
İnsanın hırsız olması için başkasına ait eşyayı çalması gerekmez; başkasına ait sırları çalmak da hırsızlıktır. Hem de hırsızlığın en bayağısıdır.
Yazar ağzını kapamalıdır ki eseri kendininkini açsın.
Vurulsam kaybolsam derim çırılçıplak bir kavgada, Erkekçe olsun isterim, dostluk da, düşmanlık da.
Resim nedir? Resim, ışığa kavuşan her şeyi büyük bir aşk ile incelemek ve bu aşkı renkler ve çizgiler aracılığı ile insanlara aşılamak sanatıdır.
İster kadın ister erkek olalım, kendi kendimizden memnunsak, şanslıyız demektir.
Ne söylesem boş, ne söylesem anlatamam artık, iyisi susayım, bitireyim hikayemi.
Nasıl yaşadım on yıl bu evde? Bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? Ben ne yaptım, kimse de uyarmadı beni. İşte sonunda anlamsız biri oldum… İşte sonum geldi… Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım. Bana acımayın. Ben kötüyüm; sizlere karşı kötü duygular besledim içimden. Beceriksizliğimden uygulayamadım kötü düşüncelerimi.
İstanbul, ya hiç sevilmez; yahut çok sevilmiş bir kadın gibi sevilir; yani her haline, her hususiyetine ayrı bir dikkatle, çıldırarak.
Sustuğunu bilen olgundur, bildiğini susan değil.
Bir yer var, biliyorum;Her şeyi söylemek mümkün;Epiyce yaklaşmışım, duyuyorum;Anlatamıyorum.