Kanunî’nin tahta çıktığı senelerde İstanbul, camiî, han, hamam, medrese, büyük saray, evliya türbeleri ve çeşmeleriyle tam bir Türk şehri idi. Yalnız bize ait olan bu manzaranın şimdi deha ile tamamlanması, bu gelişmeyi bir infilâk hâline getirmesi lâzımdı. İşte Sinan bunu yapar.
— Ahmet Hamdi Tanpınar
Bütün Ankara'da da böyle gösterişsiz bir sevinme vardı. Bu bayraksız, donanmasız, davulsuz, zurnasız bir zafer bayramı oldu. Çünkü, sevinç, yakın topraklardaki sular gibi, hep içe çekilmiş, yüreklere sinmişti.
— Yakup Kadri Karaosmanoğlu